Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, 2020 yılından bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Soruşturma dosyasının 14 klasöre ulaştığını belirten Cansu, yeni bulgularla dosyadaki düğümlerin çözülmeye başlandığını ifade etti.
Başsavcı Cansu, göreve başladıktan sonra dikkatini çeken en önemli detaylardan birinin Doku’ya ait sim kartın Ankara’da baz vermesi olduğunu söyledi. Bu veri üzerinden yapılan detaylı incelemeler sonucunda “Gökhan” ismine ulaşıldığını aktardı. Cansu, daha önce sim kart ve cihazın kimler tarafından kullanıldığının araştırılmadığını vurguladı.
Soruşturma kapsamında arama çalışmalarının sürdüğünü belirten Cansu, jandarma ekipleri ve teknik destekle oluşturulan 30 kişilik ekibin bölgede aktif olarak görev yaptığını söyledi. Özellikle dağlık, ormanlık alanlar ve mağaraların tek tek tarandığı bildirildi.
Dosya kapsamında tüm şüphelilere ait cep telefonu, bilgisayar ve tablet gibi dijital materyallerin incelemeye alındığı açıklandı. HTS ve PTS kayıtlarının yeniden analiz edildiği, ayrıca gizli tanık beyanları doğrultusunda belirlenen bölgelerde çalışmaların yoğunlaştırıldığı ifade edildi.
Soruşturmanın dikkat çeken bir diğer yönü ise hastane kayıtlarındaki tutarsızlık oldu. Polnet kayıtlarında yer alan bir hastane girişinin, resmi tedavi evraklarında bulunmaması şüphe uyandırdı. Bu kapsamda inceleme başlatıldığı ve Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin sürece dahil olduğu belirtildi.
Başsavcı Cansu, soruşturmanın titizlikle yürütüldüğünü vurgulayarak, Adalet Bakanlığı’nın desteğinin önemli olduğunu ifade etti. Dosyanın aydınlatılması için tüm imkanların seferber edildiğini belirten Cansu, olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.