Ne Oldu?
Gazze Mahkemesi'nin Independent Vicdan Jürisi, 26 Ekim 2025'te İstanbul'da açıkladığı Nihai Karar'ı ilk olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sundu. ICYF Başkanı Taha Ayhan, 9 Ocak tarihinde Erdoğan'a bu kararı arz etti. Karar, Gazze'deki soykırım ve savaş suçlarını detaylıca ele alıyor.
Mahkeme, açlık silahı olarak kullanılması, ekokırım, konut yıkımları, sağlık altyapısına saldırılar gibi fiillerin uluslararası hukuka göre ağır suçlar olduğunu vurguluyor. Süreç, Kasım 2024'te Londra'da başladı, Saraybosna'da oturumlar yapıldı ve İstanbul'da tamamlandı. Yüzlerce tanık ve uzmanın delilleri toplandı.
Karar, Birleşmiş Milletler raporörü Prof. Dr. Richard Falk tarafından yönetilen bu bağımsız inisiyatifin ürünü. Toplanan deliller, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Adalet Divanı'na iletilecek.
Bu Ne Anlama Geliyor?
Bu karar, Gazze'deki ihlallerin küresel vicdanında önemli bir yer ediniyor. Türkiye'nin ev sahipliğiyle uluslararası dikkat çekmesi, adalet mekanizmalarını harekete geçirebilir. Vatandaşlar açısından, bu tür girişimler dünyadaki insani krizlere duyarlılık artırıyor ve sivil toplumun gücünü gösteriyor.
Soykırım suçlarının belgelenmesi, gelecekteki hukuki süreçleri hızlandırabilir. Bu, cezasızlığın sona ermesi için bir adım; uluslararası toplumun sorumluluğunu hatırlatıyor. Türk halkı için ise, dış politika duruşumuzun onaylanması anlamına geliyor.
Kimleri Nasıl Etkiler?
Uluslararası aktivistler ve STK'lar için bu karar, delil toplama ve kampanyalar için yeni bir araç sunuyor. Gazze mağdurları ve Filistin diasporası, adalet umudunu güçlendiriyor; tanıklıkları resmi kayda giriyor.
Türkiye vatandaşları, özellikle gençler ve öğrenciler, bu süreçte dayanışma platformlarına katılma fırsatı buluyor. Hükümetler ve parlamentolar ise, kararın sunulmasıyla basınç altında kalabilir; bu, diplomatik ilişkileri etkileyebilir.
Uzmanlar ve hukukçular, delillerin UCM'ye taşınmasıyla yeni davalar öngörüyor. Genel olarak, küresel farkındalık artarken, yerel toplumlarda empati ve eylem çağrısı yükseliyor.
Ne Yapmalı?
Bu konuya ilgi duyanlar, ICYF veya benzer STK'lara destek verebilir; sosyal medyada kararın yayılmasını sağlayın. Üniversitelerdeki panellere katılmak, farkındalığı artırır.
Delillerin BM'ye sunulma sürecini takip edin; imza kampanyalarına katılın. Eğer hukukçuysanız, uzman raporlarına katkıda bulunun. Bu, bireysel olarak küresel adalete katkı sağlar.