Lokman Hekim Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zehra Arıkan, erken yaşta başlayan madde kullanımının kalıcı beyin hasarlarına ve bilişsel işlevlerde bozulmalara yol açabileceğini ifade etti. Bu durum, gençlerin beyin gelişimini olumsuz etkileyerek uzun vadede çeşitli zihinsel sağlık sorunlarına neden olabilir.
Arıkan, alkol ve madde bağımlılığının yanı sıra davranışsal bağımlılıkların da son yıllarda arttığını vurguladı. Geçmişte bağımlılık, ahlaki bir zayıflık olarak görülürken, günümüzde bir beyin hastalığı ve halk sağlığı sorunu olarak kabul ediliyor. Bu değişim, bağımlılığın tedavi sürecinin önemini artırıyor.
Bağımlılığın tedavisi, bireylerin ihtiyaçlarına göre planlanmakta ve genellikle ilaç tedavisi, psikososyal destek ile çeşitli terapi yöntemlerini içermektedir. Tedavi süreci kişiye özgü olarak uzun soluklu bir takip gerektiriyor. Arıkan, bağımlılıkla mücadelede hastaların tedavi programlarından fayda gördüklerini belirtti.
2011 ve 2017 yılları arasında yapılan araştırmalara göre, Türkiye'deki genel bağımlılık oranı %2,5'ten %3,1'e, alkol bağımlılığı oranı ise %1,9'dan %3,8'e yükselmiştir. Bu artış, bağımlılık yaşının giderek düştüğünü gösteriyor. Arıkan, bazı vakalarda bağımlılık yaşının 13'e kadar indiğini kaydetti.
Erken yaşta başlayan bağımlılığın beyin gelişimi üzerinde ciddi etkileri olduğunu belirten Arıkan, bu durumun yalnızca beyni değil, tüm vücudu etkileyen bir hastalık olduğunu vurguladı. Uzun süreli madde kullanımı, ruhsal rahatsızlıkların yanı sıra karaciğer ve pankreas yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bu sebeple tedavi sürecinin önemi büyük.
Özgür Köy Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi, bağımlılıkla mücadelede önemli bir rol üstleniyor. Burada tedavi gören hastalar, bir yıla kadar yatılı tedavi alabiliyor ya da yakın takip programlarıyla rehabilitasyon süreçlerine dahil ediliyor. Ailelerle düzenli toplantılar yapılması, tedavi başarısını artıran önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.